Sezer Yesiltas
WEB üzerinden FTP
Eğer internet üzerinde ftp ile eriştiğiniz sunucular varsa bir ftp client programı kullanıyorsunuzdur. Heran heryerden hatta cep telefonundan bile ftp sunucularına erişebilmenin bir yöntemi daha var:
http://www.net2ftp.com
NET2FTP sitesi ftp sunucularına erişebilmek için ücretsiz WEB hizmeti veriyor. Bu hizmeti verirken, çoğu ftp programında olmayan yetenekleri ile de oldukça dikkat çekiyor. Ayrıca ftp portları engellenen bir network'ten, ftp sunucusuna erişebilmenin en kolay yolu.Bu hizmetin beni en cezbeden yönü ise cep telefonundan herhangi bir uygulama kurmaya gerek kalmadan, bir tarayıcı ile ftp sunucularına erişebilmeyi sağlaması oldu. Tabi bu tarayıcı özellikle opera mini olunca kat kat kullanışlı bir çözüme ulaşmış oluyoruz.
Yeteneklerine gelince, bazılarını şöyle sıralayabilirim:
- zip, tar, tgz, gz gibi sıkıştırılmış dosyaları upload edip, upload ettiğiniz yerde açılmasını sağlayabiliyor.
- Bir Java arayüzü ile diskinizden çoklu dosya seçimi yapılarak upload imkanı sağlayabiliyor.
- Ftp sunucusu üzerinde yeni dosya, yeni klasör oluşturmanızı var olanların silinmesini ya da ismini değiştirilmasini sağlayabiliyor.
- Ftp sunucusu üzerinde dosya ve klasör kopyalama veya taşıma imkanı sağlayabiliyor.
- Ftp sunucusu üzerinde seçtiğiniz dosya ve klasörleri zipleyip indirme imkanı sunabiliyor.
- HTML dosyalarını düzenleyebiliyor hatta bunu bir html editorü ile yapılmasını sağlayabiliyor.
Tüm bu özelliklerinin yanısıra ana sayfasında seçtiğiniz bir tema ile farklı görünümlerde siteyi kullanabiliyorsunuz. Eğer ftp sunucusu erişimlerini cep telefonu ile yapacaksınız bunun için de bir tema imkanı sunulmuş.
.:Login Sayfası:.

.:Yapılabilecek İşlemler:.

.:Upload Sayfası:.

.:HTML Düzenleme Sayfası:.

.:Cep Telefonu Teması:.
Etiketler: ftp, Internet, network, web
Telefondan MSN ve Google Talk
Java uyumlu cep telefonları için geliştirilen ve en çok ilgi gören programlar, şüphesiz anında mesajlaşma programlarıdır. Bu nedenle internet dünyasında çok sayıda mesajlaşma programı ile karşılaşmak mümkün. Bunların arasında eMSN, hem ücretsiz olması, hem de çok uzun zamandır cep telefonu dünyasında yer alması nedeniyle en populer olanıdır.
eMSN, birçok cep telefonunda çalışabilmektedir, şu linkten kendisine erişebilirsiniz:
http://www.funrungames.com/emsn.php
- Bilgisayarınızdaki MSN'de oluşturduğunuz tüm kişilerle sohbet edebilirsiniz.
- Yeni kişiler ekleyebilir çıkarabilirsiniz.
- Emoticons kullanabilirsiniz.
- Fotoğraf gönderip alabilirsiniz.
- Türkçe yazı karakterlerini rahatlıkla kullanabilirsiniz.
- Aynı anda birden fazla kişi ile sohbet edebilirsiniz.
Mesaj geldiğinde ses veya titreşimle herhangi bir uyarı vermemesi de önemli bir eksiklik olarak söylenebilir.
eMSN'e alternatif ve iyi olduğunu düşündüğüm iki program,
UltraIM
Ücretli ve çok kısa kullanabildiğiniz bir deneme sürümüne sahip:
http://www.mobisophy.com/ultraim/ultraim.htm
QuickIM
Ücretli ve yeterli bir süre deneme sürümünü kullanmaya izin veriyor:
http://www.quickim.com/products/mobile-phones/j2me/instant-messenger-midlet.html

Popülaritesi giderek artan Google'un bu konuya yaklaşımı yine var olan ve özgür yazılım teknolojilerini kullanarak bir anında mesajlaşma sistemi oluşturmak oldu. Google Talk, Jabber tabanlı bir mesajlaşma sistemi olup GTalk veya herhangi bir Jabber Client programı ile kullanılabilmekte.
Özgür yazılımcılar boş durmayıp GTalk'ı cep telefonu platformuna da başarıyla taşımışlar: MGTalk
MGTalk programı ile mevcut kişiler listesine erişip sohbet edebildiğiniz gibi, Gmail'inize gelen emaillerden haberdar olabiliyorsunuz. Bu program ile de listenize kişiler ekleyip çıkarabiliysunuz.
Özgür yazılım projesi deyince ilk aklımıza gelen Sourceforge, bu projeye de ev sahipliği yapıyor:
http://mgtalk.sourceforge.net/
Bahsettiğim programlarla mesajlaşmaların bir GPRS maliyeti olacaktır ancak SMS ücretleriyle karşılaştırıldığında çok daha ucuz bir yöntemdir.
Benim telefonumda tuş kilidi için bile java uygulamarından çıkmak zorunda kalıyor, aynı anda iki uygulama birden çalıştıramıyorum. Eğer sizin cep telefonunuz Java programlarını arka planda çalışmasını sağlayabiliyorsa, her zaman online kalabilirsiniz ;)Etiketler: cep, Google, java, Mobile
Dia
Dia, her türlü diagram çizmek için tasarlanmış özgür bir yazılımdır. Dia bir Gnome projesidir.
Kısaca Gnome:
Gnome, Linux platformu için masaüstü ve yazılım geliştiriciler için grafik arayüz içeren geniş bir altyapı sunar. Gnome bu altyapısını Windows ve Mac OS X platformuna da taşıyarak altyapısını kullanan özgür yazılımların Windows'ta çalışmasına olanak sağlamış. Gnome projelerini Linux,Windows ve Mac OS X platformlarında çalışmasını sağlayan bu altyapı GTK+ olarak adlandırılır ve sisteminizde kurulu olması gerekir.
http://www.gnome.org/
http://www.gtk.org/
Dia ile neler yapılabilir?
ER diagramlarından elektronik devrelere, iş akışlarından UML diagramlarına, network çizimlerinden basit plan ve krokilere kadar birçok alanda kullanılabilecek bir uygulama.
En büyük özelliği deposunda bulunan şekillerin zenginliği ve yeni şekil ekleme yapmanın çok kolay olması, zaten özgür yazılımlar kendisini hızla geliştirecek her türlü fikri bünyesinde barındarmayı öncelikli ilke olarak belirlemektedirler.
Standart kurulumda yaklaşık 35 adet şekil kategorisi yer almaktadır. Gruplar arası şekil transferi yapmak ya da kendi çizdiğiniz vektor grafikleri herhangi bir guruba eklemek F9 tuşu kadar uzak.
Çizdiğiniz diagramlarda katmanlı yapı kullanma, gruplama ve zengin görüntü formatları kullanma imkanları sunan, yeter ve artar seviyede farklı tipte çizimlerinizi dışarı aktarabilmenizi sağlayan özelliklere sahiptir.
Buraya sadece bir kaç kategorinin ekran görüntülerini ekledim.



Vektör Grafik (SVG)
Vektör grafik özelliğinde şekilleri büyütmek ya da küçültmek resmin bozulmasına neden olmaz, şekiller matemetiksel fonksiyonlarla oluşturulur, her sahip olduğu boyut için şekil geri planda yeniden çizilir. Bu şekillere SVG (scalable vector graphics) denir. Dia ile çizdiğiniz şekilleri svg formatında kaydederek daha sonra kullanmak üzere istediğiniz bir kategoriye ekleyebilirsiniz.
http://www.w3.org/Graphics/SVG/
Dia için gerekli linkler:
Projenin anasayfası:
http://www.gnome.org/projects/dia/
Windows için GTK+, glib, atk ve pango'nun son sürümlerini buradan indirip kurmalısınız:
http://www.gimp.org/~tml/gimp/win32/downloads.html
Windows için Dia'nın son sürümünü buradan indirip kurabilirsiniz:
http://dia-installer.sourceforge.net/
Linux için GTK+ kaynak kodlarını indirip derlemeniz grekiyor:
http://www.gtk.org/download/
Linux için Dia'nın son sürümünü kaynak kodlarını buradan indirip derlemeniz gerekecek:
http://www.gnome.org/projects/dia/Etiketler: açık kaynak, Linux, windows
Elektronik Dergicilik
Kendimi internet dünyasındaki yeni gelişmeleri, ilgi gören servis,hizmet ve uygulamaları yakından takip eden biri olarak görürdüm ama son zamanlarda kaçırdığım noktalar olmuş.
Bunlardan birisi de Pozitif PC sayesinde tanıştığım Elektronik Dergicilik dünyası. Biraz arayınca gayet magazinel olanlar da dahil olmak üzere çeşitli konu ve içerikte birçok dergiye rastlamak mümkün.
Eğer benim gibi dizüstü bilgisayarınız dizinizin üstüne yapışık şekilde gezenlerdenseniz belki de yakın bir gelecekte artık basılı dergilerden alma ihtiyacı duymayacaksınız bile, çünkü rastladığım elektronik dergiler hem içerik hem görsellik anlamında şaşırtıcı bir eforla okuyucuyu tatmin edecek düzeyde yayınlanmış.
Bulabildiğim dergiler farklı farklı formatlar benimsemişler, seçtikleri formatlar kendilerini otomatik olarak kategorize ediyor:
Bilgisayar ve internet ağırlıklı dergiler pdf formatını tercih etmiş:
http://www.pozitifpc.com/dergi.html
Pozitif Dergi, benzerlerini basılı olarak satın aldığımız, Şubat 2006'dan beri aylık olarak başarılı bir şekilde yayınlanan bir bilgisayar ve internet dergisi ve benim favorim.
http://www.pardus-dergi.org/
Belli bir çıkma dönemi olmayan Pardus Dergi, ulusal işletim sistemimiz olan Pardus ile ilgili ve gönüllülerce hazırlanıyor.
http://edergi.linux.org.tr
Penguence bir linux dergisi.
http://www.pdfdergi.com/
Nisan 2006'da yayına başlamış bir bilgisayar dergisi.
Bundan sonraki dergiler kültür,sanat,kitap,sinema,tv,aktuel konulara yer vermişler, görsellik daha ön planda:
http://www.boodergi.com
Boo dergi, jpeg formatında.
http://www.sankidergi.net
http://www.derggi.com/
http://www.derrgi.com/
Üçü de flash ile hazırlanmış bol resimli animasyonlu enterasan görsellik içeren dergiler.
http://e-dergim.gezicikitap.com/
PPS formatında yayınlanıyor.
http://www.bakdergisi.com/
Internetten zipli bir dosya indiriyorsunuz, açıyorsunuz içinden bir exe dosyası çıkıyor biraz ürküyorsunuz ama çalıştırınca gayet profesyonel bir dergi ile karşılaşıyorsunuz.Etiketler: Internet, web
Statik IP mi? Dinamik IP mi? No-IP mi?
ADSL ile birlikte hayatımıza bir de statik ve dinamik ip kavramı girmiş bulunuyor. Öncelikle IP nedir bilmek gerekir:
http://www.yesiltas.net/sezer/2006/05/ip-dns-ve-port.html
Eğer internet bağlantınızı dinamik ip ile gerçekleştiriyorsanız, her internet bağlantısı kurduğunuzda ip adresiniz değişir çünkü internet servisi sağlayıcı firma, kendi havuzunda o an kullanılmayan bir ip adresini sizin kullanımınıza tahsis eder.
Bağlantınız statik ip ile gerçekleştiriyorsanız, internet servisi sağlayıcı firma size havuzundan bir IP adresini rezerve eder ve siz bağlantı kurdukça bu IP adresini sadece size verir. Telekom statik ip hizmeti için ekstra ücret almaktadır.
Neden Statik IP almak isteyelim ki?
Eğer bilgisayarınıza uzaktan erişmeyi veya erişilmesini istiyorsanız, statik ip size kolaylık sağlayacaktır. Sizin için rezerve edilmiş bir IP adresi ile her an makinanız erişilebilir durumda olacaktır. Dinamik IP hizmeti alıyor olsaydınız her internet bağlantısı kurulduğunda farklı bir IP adresi alacağı için bilgisayarınızın adresi sürekli değişiyor olacaktı.
Neden Statik IP almak istemeyelim?
Öncelikle iz bırakmak istemiyorsak statik ip istemeyiz. Internet üzerinde surf yaparken her site kendisine ulaşan bilgisayarların IP adresini saklar(amaç istatistik tutmak da olsa), her attığınız email IP adresinizi içerir veya kötü amaçlı programlar her istedikleri anda size ulaşabilirler. Ayrıca bu değişmeyen IP adresi sayesinde ev adresinize kadar ulaşılabilir.
Statik IP'nin daha büyük dezavantajı ise yasaklanabilirsiniz, bloklanabilirsiniz, kara listeye alınabilirsiniz.
Firewall yazılımları ile verilen IP adreslerine erişimler engellenebilmektedir, sizin IP adresiniz engellenenler listesine eklenirse bu makinadan bilgisayarınıza erişim mümkün olamayacaktır.
Bir çok içerik filitreleyici program, global database'lerde yer alan ve kategorize edilmiş web sitelerine ve IP adreslerine erişimi engelleyebilmektedir. Bu tip içerik filitreleyen networklerden bilgisayrınıza erişmek(eğer filitrelenirseniz) mümkün olmayacaktır.
En kötüsü ise SPAM listesine girmeniz olacaktır: Örnek vermek gerekirse bilgisayarınıza bir virüs bulaşır ve isteğiniz dışında email atmaya başlarsa, SPAM emaillerden korunmak isteyen kişilerce haklı olarak SPAM database'lerine bildirilebilirsiniz bu durumda artık emailleriniz istediğiniz yerlere ulaşmayacaktır ta ki IP adresinizi değiştirebilene kadar.
Statik IP'nin çok önemli faydaları varken, dezavantajları da insanı karasız bırakabiliyor. Ama çözümsüz değiliz çünkü internette bir çok hem de ücretsiz "Dynamic DNS hizmeti" adında verilen hizmet imdadımıza yetişiyor. Hosting firmaları tarafından verilen bu hizmet aslında bir subdomain hizmeti + yönlendirme hizmetinin birleşiminden oluşmaktadır.
Dynamic DNS çalışma mantığı:
Size bu hizmeti veren hosting firması tercih ettiğiniz bir subdomaini size tahsis eder, örneğin deneme.xhosting.com gibi bir adrese sahip olursunuz, burada "xhosting" hosting firmasının sahip olduğu bir domain name'dir, "deneme" ise sizin için oluşturduğu subdomain'dir, bu arada subdomain oluşturmanın bir maliyeti yoktur sınırsız oluşturulabilir. Sonuçta bir subdomain hizmeti almış olursunuz. Hosting firması, size ait olan subdomain'e gelen istekleri bilgisayarınıza yönlendirilmesi işlemini yaparak dynamic dns hizmetini sağlamış olur. Artık bilgisayarınıza IP adresi ile değil bu subdomain ile erişebilirsiniz. Burada önemli olan hosting firmasının bilgisayarınıza yönlendirmeyi nasıl yapacağı? Çünkü static bir ip'niz olmadığını varsayıyoruz. Bu sorun bilgisayarınıza kuracağınız küçük bir programla aşılacaktır, küçük dediğimiz bu program yöntemin bel kemiğidir. Bu program belirli aralıklarla bilgisayarınızın sahip olduğu IP adresini hosting firmasına iletmektedir böylece IP adresiniz değişimiş olsa da kısa bir süre içerisinde yeni adres server'a iletilecek böylece siz subdomaininiz ile bilgisayarınıza erişebilir olacaksınız.
Dia ile çizdiğim yukarıdaki şekil, No-Ip.com ile dynamic dns hizmetinin nasıl alındığı ve bu hizmetin nasıl kullanıldığını basitçe gösteriyor.
1 numaralı mavi çizgi, IP güncelleme programının yaptığı işi gösteriyor, belirli aralıklarla program NO-Ip server'a erişip IP adresinizin güncellenmesini sağlıyor.
2 numaralı mavi çizgi ise bilgisayarınıza erişim yaparken izlenen yolu ifade ediyor, uzaktaki bilgisayar subdomain adresi ile isteği başlatıyor, subdomain No-Ip'ye ait olduğu için istek NO-Ip server'a gidiyor, buradan subdomain'in kime tahsis edildiğine bakılıyor ve istek sizin güncel IP adresinize yönlendiriliyor.
No-IP dışında bu hizmeti veren ücretli ve ücretsiz başka firmalar da var, "dynamic dns" kelimeleri ile arama yaptığınızda birçok web sitesi bulabilirsiniz. No-IP, kolay ve subdomain seçiminde çok geniş bir seçenek listesi sunduğu için tavsiye edilebilir.
Bu hizmet için internet adresi:
http://www.no-ip.com
Önce üye olmanız gerekiyor.
Sonra Hosts/Redirects bölümünden Add diyerek aşağıdaki formun açılmasını sağlayın.
Burada Hostname bölümüne bir subdomain ismi belirleyip hemen altındaki listeden de bir domain adı seçiyorsunuz, IP adresi bölümüne şu anki IP'nizi yazabilirsiniz. Diğer bölümleri olduğu gibi bırakın. Create Host düğmesine tıkladıktan sonra artık bilgisayrınıza bu subdomain adresi ile erişebilir olcaksınız.
No-IP size birden fazla dynamic DNS oluşturma imkanı sunabiliyor, tabi tüm dynamic DNS'lerin bilgisayarınızın güncel IP'si ile sürekli update edilmesi gerekiyor. Bunun için de No-IP DUC yazılımını kurmanız gerekiyor:
http://www.no-ip.com/downloads.php
Bu adreste Windows,Linux ve Mac versiyonları mevcut.
Ve son olarak No-IP'nin size sunabildiği ücretsiz domain isimleri:
bounceme.net
hopto.org
myftp.biz
myftp.org
myvnc.com
no-ip.biz
no-ip.info
no-ip.org
redirectme.net
servebeer.com
serveblog.net
servecounterstrike.com
serveftp.com
servegame.com
servehalflife.com
servehttp.com
servemp3.com
servepics.com
servequake.com
sytes.net
zapto.orgEtiketler: Internet, network
IP, DNS ve Port
Bu yazı Port Yönelendirme konusuna ön bilgi için hazırlanmıştır, eğer IP ve Port'lar hakkında gerekli bilgiye sahip ve sadece Port Yönlendime konusunu merak ediyorsanız sizi şöyle alalım:
http://www.yesiltas.net/sezer/2006/05/port-forwarding-port-ynlendirme-nedir.html
IP IP her internete bağlantı kuran makinaya verilen bir numaradır ve bu numara tekildir. Internet bir IP networktur. Evimizde işyerimizde kurduğumuz 2 cihazlık networkun devasal halidir. Evdeki network'te (lokal network) de her makinanın bir ip numarası vardır ve her numara kendi networkunde tekil olmak zorundadır. Internet üzerinde surf yaparken, gerçekte yaptığımız şey, bu büyük networkte yer alan bilgisayarlara sahip oldukları IP numarası ile ulaşıp, yayınladığı dosyaları kendi bilgisayarımıza çekmektir, browser'lar sayesinde bunları birer web sayfası olarak görürüz.DNSAncak internette surf yaparken IP numaraları ile web sayfalarına erişmek pek pratik olmadığı için her IP adresine domain denilen (mesela www.google.com) bir ad vererek insanların bu şekilde surf yapması sağlanmıştır. Hangi domain ismi hangi ip adresine sahiptir bilgisi de Domain Name Server (DNS) denilen sunucularda tutulur. Yani siz browser'ınıza www.google.com yazdığınızda arka planda ilk yapılan iş DNS'ten google'ın IP adresini öğrenmektir, bunu öğrenmek demek Internetteki hangi makinadan web sayfasının indirileceğini öğrenmek demektir. Bu IP adresine sayfa isteği iletilir o IP'de yer alan bilgisayar da size sayfasını gönderir ve browser'ınızda google'ın sayfası açılır. Hazır google açılmışken "DNS Nedir" yazıp arama yaparsanız daha ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz. PortInternette veya lokal networkte bir cihazla, IP numarasını belirterek iletişime geçebiliriz.. Networkte iletişim, PORT denen ama sadece bir sayıdan ibaret olan sanal bir geçit üzerinden gerçekleşir. PORT network üzerinde bulunan cihazlar arasında, farklı amaçlarla kurulan iletişimleri kategorize etmek için vardır. Mesela bir dosya transfer işlemi için ftp portu kullanılırken web sayfası http portu üzerinden gider gelir. Bilgisayarınızda yer alan programlar bu port'larda meydana gelen data akışını kontrol ederek yapmaları gereken işlere karar verirler. Mesela web browser programı, sizin sayfa isteklerinizi ve bunun cevaplarını 80 numaralı http port'u üzerinden gerçekleştirir diğer portlardan akan dataya karışmaz. Böylece farklı amaçlar için farklı portlar kullanıp bu portları dinleyen ve kontrol eden programların birbilerinin işlerine karışması engellenir. Port numaralarında belli bir standart olmamakla birlikte artık belirli amaçlar veya programlarla belirli port'lar özdeşleşmeye başlamıştır. Her ne kadar http port'u her yerde 80 olarak bilinse de siz kendi web sunucunuza başka bir porttan yayın yapmasını sağlayabilirsiniz. Portlar, Well Known Ports,Registered Ports ve Dynamic and/or Private Ports olarak sınıflandırılmış tam liste için: http://www.iana.org/assignments/port-numbersEtiketler: Internet, network
Port Forwarding (Port Yönlendirme) Nedir?
Port yönlendirmeyi anlayabilmek için IP ve Port hakkında biraz ön bilgiye sahip olmak gerekiyor, buradan gerekli ön bilgiye sahip olabilirsiniz:
http://www.yesiltas.net/sezer/2006/05/ip-dns-ve-port.html
Her internete girdiğimizde bir adet global IP adresi alırız, bu IP adresi tüm dünyada tekil olduğu için aslında bizim bilgisayarımızın Internet üzerindeki adresine denk gelir. Gerçekte Internete bağlantı kuran cihaz modem olduğu için aslında internete giren modemdir, modem internet bağlantısını sağlayıp sonra kendisine bağlı bilgisayar(lar)la bunu paylaşır, tüm dünyada tekil olan IP adresini de modem almış olur. Modemle bilgisayarımız arasında da küçük bir lokal network oluşur, lokal networkteki her cihazın yine birer IP adresi olması gerekeceği için, sonuç olarak bilgisayarımızın bir adet, modemin ise iki adet IP adresi olur.Modemin sahip olduğu IP'lerden biri tüm dünyada tek olan global IP adresidir, diğeri de kendi lokal networkumuzde geçerli olan lokal IP adresidir. Bilgisayarımız ile internet arasında kurulan iletişim, gerçekte bilgisayar ile modem arasında lokal ip'ler üzerinden kurulur, modem port yönlendirme yaparak bizim isteklerimizi internette ilgili bilgisayarlara yönlendirir ve bu işlem otomatik olarak gerçekleştiği için biz bunun farkına varmayız ama bazı durumlar vardır ki bu port yönlendirme işlemi otomatik yapılamaz bu durumda bizim bir takım tanımlamalar yapmamız gerekir.
Hangi durumlarda port yönlendirmeyi bizim yapmamız gerekir?Buradaki en önemli konu, iletişimi kimin başlattığını bilmektir. Çünkü bu bizi port yönlendirmeye ihtiyacımız var mı yok mu noktasına getirecektir. Eğer iletişimi başlatan taraf biz isek herhangi bir port yönlendirme işlemi yapmaya gerek yoktur, çünkü iletişime başlarken karşı tarafa nerde olduğumuzu iletiriz. Eğer bilgisayarımıza uzaktan erişilmesini istiyorsak bu durumda iletişimi uzaktaki bilgisayar başlatacaktır ve uzaktaki bilgisayar sizin IP adresinizi ve hangi port'u kullanarak iletişim kuracağını bilmesi gerekir. Internetteki IP adresinizi en pratik olarak http://www.checkip.net adresine girerek öğrenebilirsiniz. Bunu öğrenmek yeterli olmamaktadır çünkü bu IP ile bilgisayarımıza değil ancak modemimize erişilebilir, bu durumda modem'e demelisiniz ki "dışarıdan sana gelen bu istekleri benim bilgisayarıma yönlendir". Aslında dışarıdan gelen isteklerin içinde bir de port bilgisi olacağı için modeme tam olarak şunu demelisiniz "Dışarıdan senin X portuna gelen istekleri, benim bilgisayarımın X portuna yönlendir." bunun adı port yönlendirmedir. Eğer modeme birden fazla bilgisayar bağlı ise X portundan gelenleri A bilgisayarına, Y portundan gelenleri B bilgisayarına yönlendir diyebilirsiniz. Örneğin bu bilgisayarlardan biri WEB sunucu diğeri Email sunucu olabilir. Sahip olduğunuz bir IP adresi ile modeminize bağlı birden fazla bilgisayara erişim yapılması sağlanabilir, bu nedenledir ki Port Yönlendirme işlemine bir çok yerde Virtual Server (sanal sunucu) oluşturma adı da verilir.
Dia ile çizdiğim yukarıda şekil, Windows'un Remote Desktop uygulaması ile bilgisayarınızı uzaktan kullanırken oluşan akışı gösteriyor. Uzaktaki bilgisayar 'dan Remote Desktop programını başlattığınızda size bir IP soracaktır bu IP evdeki modeminizin internete bağlanırken aldığı IP'dir örnekte 85.12.135.124'dir. 3389 portunu siz vermiyorsunuz, Remote Desktop bu portu kendisi kullanarak bağlantı sağlıyor. Sonuçta IP ve Port bilgisi ile modeminize erişim sağlanıyor, modem ayarlarında yer alan port forwarding ya da virtual server bilgisi sayesinde bağlantı isteği, evdeki lokal networkte yer alan bilgisayarınıza yani örnekteki 192.168.1.2 numaralı IP'nin 3389 portuna yönlendiriliyor. Bundan sonra artık iki program arasında sağlanan iletişim ile evdeki bilgisayarınızı uzaktaki bilgisayar ile kullanmaya başlıyorsunuz.
Port Yönlendirme veya Virtual Server tanımlama işlemi modem yönetim programı ile yapılmaktadır, görüntüsü modem üreticisine göre farklılık gösteren ama genelde web tabanlı çalışan bu arayüzlerden bazı örnekleri aşağıda görebilirsiniz:
DLINK:
LINKSYS:
LINKSYS:
ZOOM:
US ROBOTICS:
Etiketler: Internet, network
Opera Mini 2.0

Her Java destekli cep telefonunda mutlaka olması gereken bir uygulama, neredeyse bir bilgisayar kadar konforlu surf yapabilmek için bu alternatifsiz ve ücretsiz uygulamayı şiddetle tavsiye ediyorum.
Zaten
http://www.yesiltas.net/sezer/2006/01/opera-mini.html adresinde Opera Mini 1.2 hakkında bir yazı yazmıştım, bu nedenle uzatmayıp yeni sürümün çıktığının duyurusunu yapmakla yetineyim. Ama neler yeni derseniz:
- Artık Türkçe,
- Render etme yöntemi biraz değişmiş sayfalar daha okunaklı,
- Google dışında arama şansı tanınmış,
- Font büyüklüğünü değiştirince ortaya çıkan Türkçe karakter problemi giderilmiş,
- Download özelliği getirilmiş, özellikle resim indirirken farklı çözünürlükte alternatifler sunabilmekte, yine de biraz kısıtlı ama hiç olmamasından iyidir.
Kısa incelemede gördüm ki bu sefer çok başarılılar, sadece download sonrası uygulamanın kapanması pek hoş değil, sanırım bu da her telefonda olmuyor, java uygulamalarını arka planda çalıştıramayan telefonlarda bu sorun var gibi.
Aşağıdaki linke cep telefonunuzdaki tarayıcı ile ulaştığınızda kolayca kurulum yapabilirsiniz, aynı linke bilgisayarınızdaki tarayıcıdan erişerek Opera Mini hakkında daha çok bilgi alabilirsiniz:
http://mini.opera.comEtiketler: cep, Internet, java, Mobile, web
Cepten 2006 Dünya Kupası

Java destekli cep telefonlarında çalıştırılabilen bu uygulama sayesinde 2006 Dünya Kupası fikstürü cebimize girecek. Ayrıca sonuçları online update edebilme yeteneğinie de sahip bu program ücretsiz.
Programı buradan indirebilirsiniz ama üyelik gerektiriyor:
http://www.ole2006.com/Ya da buradan da indirebilirsiniz burada üyelik gerekmiyor:
http://www.getjar.com/products/4993/MobiloWorldCup2006Etiketler: cep, java, Mobile
Yeni yazılardan RSS ile haberdar olun
Yeni yazılardan Email ile haberdar olun
<$Kullandığım veya araştırdığım Windows, Linux veya Cep Telefonu yazılımların tanıtımını, ilgimi çeken web siteleri ve hizmetlerini ve bazı ufak tefek temel bilgileri vakit buldukça burada paylaşacağım.r />
'Burada yer alan web sitesi,kurum,kuruluş veya yazılımlarla ilgili herhangi bir ticari ilişkim bulunmadğı gibi tüm yorumlar tamamen kişiseldir ve şahsi deneyimlere dayalıdır. Tanıtım yapılan yazılım ve hizmetler, üretici kuruluşa (ve yazdıklarımdan dolayı bana) herhangi bir sorumluluk yüklemez.'